Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Nisan 2013 Salı

GEZDİM, GÖRDÜM, YAZDIM - 4. BÖLÜM (AYÇA VARLIER 'ELİF' ALBÜM LANSMANI @ Ghetto)


Bu seyyar konser gezici kardeşiniz, dün gece hayatının en güzel konserlerinden birini sizin için izledi. Dün gece –ki tarihi 25 Nisan oluyor- 2013 yılının en başarılı ve almaya değer bulduğum albümlerinden Elif’in albüm lansman konseri için Ghetto'daydım. Albümle ilgili düşüncelerimi hala okumadıysanız linki burada: ALDIM, DİNLEDİM, YAZDIM - AYÇA VARLIER 'ELİF'


Kapıların açılmasıyla saat 21.30 gibi Ghetto’da içeri girip beklemeye başlıyorum. Biraz etrafı gözlemleme fırsatım oluyor. Burası güzel bir konser mekanı ve saçma sapan kulüpler arasında konser izlemek için resmen çöldeki vaha gibi. Çok geçmeden insanlar da gelmeye başlıyor, Emir Ersoy ve Eylem Pelit’i görüyorum, bu gece onların da gecesi. Albümde bu iki müzisyenin ustalıklarını konuşturmasına şahit oluyoruz.Derken saat 22.40 gibi konser başlıyor. Önce gitarlarda Evrim Aslan, Davulda Umut Pelit, klavyede Serkan Özyılmaz, saksofonda Çağdaş Oruç, basta Cemil Tatlıpınar’dan oluşan ekip bir caz emprovizesi yaparak ortamı ısıtıyor. Caz müzikle aram fazla iyi olmamasına rağmen ritme kendimi kaptırıyorum ve Ayça Varlıer sahnedeki yerini alıyor. Sade ama şık bir kıyafet var üzerinde. Benim albümdeki favori şarkım olan Kalmamışsın Hiç Bana ile açılışı yapıyor, çok heyecanlı belli, bir yandan Fenerbahçe maçı yerine o geceye gelmeyi tercih ettiğimiz için teşekkür ediyor. ama futboldan zerre hazzetmeyen benim açımdan zaten bu gecenin tek tercihiydi :) Salon baya kalabalık, Kalmamışsın Hiç Bana şarkısının söz yazarı Figen Şakacı da konuklar arasında. Sonrasında gene albümden sözlerini Müfide İnselel’in yazdığı Kimse Bilmez’e giriyor. İkinci şarkıyla birlikte artık daha rahat olduğunu hissediyorum, ilk şarkıda baya heyecanı anlaşılıyordu, ikinci şarkıda artık ısınmış bir Ayça Varlıer vardı. sahnede bir oraya bir oraya gidiyor, müzisyenlere pas atıyor, seyirciyle göz teması kuruyor ve keyifli şarkı söyleyişi gerçekten iyi bir karşılık alıyor. Ayça Varlıer'i amatör müziksever gözümde bir kademe daha da yükselten, sahne performansının yanı sıra –zira işn eğitimlilerinden ve bu yüzden sahne duruşunun enfes olması sürpriz değil- aynen bir albüm kaydı gibi, şarkıları sıfır ses kaybı ile ve detone olmadan okumasıydı. Sonrasında albüm şarkılarına kısa bir ara verip, Stevie Wonder’a uzanıyor ve bi yandan ayın etkilerinden
bahsederken şu an adını unuttuğum new day’li bir şarkıya giriyor, Bu şarkıda Ayça Varlıer’in blues-caz yorumunu dinliyoruz. Her yönden 4 x 4 lük bir performans gösteriyor. Bu sırada ekip arkadaşlarına ve seyircilere paslar atıyor. Sonrasında benim kişisel favorilerimden Beni Benimle Bırak’a girmesiyle hafif soluklanıyoruz. Bu şarkı Nükhet Duru’dan sonra resmen2000’li yıllarda Ayça Varlıer'in üzerine dikilmiş bir elbise gibi, o kadar güzel taşıyor ki o elbiseyi, canlı performansta etkilenmemek mümkün değil. Sonra albümden Tek Tabanca ile devam ederken, biraz arkaları dolaşıyorum, insanların albüm yeni çıktığı halde şarkıları mırıldandıklarını görmek çok güzeldi.

Bu arada hoşuma giden bir diğer güzellik, arka plandaki görseller ve videolardı. Görsellerde Ayça Varlıer görüntüleri, sahnede canlısı, arkasında sureti şeklinde göz alıcı bir atmosfer yaratırken, zaman zaman şarkılarda fonda gösterilen videolarda her şarkının duygusuna uygun bir film karesi geçiyor, böylece insan söylenen şarkıyı daha bir duyumsuyor. Bu hoşluk gecenin en iç ısıtıcı ayrıntılarındandı.

Dün gece Ayça Varlıer konserlerine birkaç kez daha gitmeyi isteyecek kadar keyif aldım. Bu albüm umutsuz gönlüme umut getirdi, şarkı sözlerini ezbere bilmenin keyfini yaşadım resmen. Bu fastfood zamanlarda bir albümü baştan sona ezberlemek ne büyük şey farkında mısınız? Ayça Varlıer dün gece mükemmel bir performansla müzik dünyasına da sağlam bir giriş yaptı. Gelecek konserleri ve performanslarıyla da bu sayfaların müdavimi olacağı kesin.


GECEDEN FOTOĞRAFLAR: 









Hiç yorum yok: