Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

12 Aralık 2013 Perşembe

BİR POPSTAR HİKAYESİ - 1. BÖLÜM

TÜRKİYE POPSTAR BİRİNCİSİ ABİDİN ÖZŞAHİN ÜZERİNDEN FANUS YARIŞMALARINA BİR BAKIŞ


2000'li yılların başı, bolca diziye ve yarışmaya boğulan 90lı yılların ardından vites değiştirip yeni bir televizyonculuk anlayışıyla geldi. Dünya temeli Big Brother olan ve sıradan insanların yaşamlarının bir fanus içinde gözetlenmesi konseptine dayanan yeni yarışma türleriyle tanıştı ve Türkiye de bu furyadan çok geçmeden nasibini aldı. Biri Bizi Gözetliyor yarışmasıyla başlayan sıradan yaşamları gözetleme yarışmaları ve içindeki karakterler o zaman için o
kadar popüler olmuştu ki, o dönem başka konu konuşulmaz hale gelmişti. Yarışmalar Biri Bizi Gözetliyor'da sosyal bir deneyin kobayları gibiydiler, sevinmeleri, üzülmeleri, kavgaları, barışmaları, eğlenmeleri planlı ancak çaktırmadandı. Hepsinde ortak nokta yarışmacıların sıradan insanlar olması ve insanların kendilerini özdeşleştirdiği yarışmacılara oy vermesi ile kendi zaferini ilan etmesiydi. Biri Bizi Gözetliyor ilk örneğiydi bunun ve bir dolu şöhret yaratıp, başarısı akabinde gelecek sıradan yaşamlara mucizevi ünlü olma şansı verecek bir dolu yarışmanın da kapısını açmış oldu. Biri Bizi Gözetliyor’un rüzgarı konsept değiştirip evlenme programlarına dönüştü ve bu sefer de müstakbel zevcesini bulmak isteyenlerin hayatlarına odaklandık ve onlarla yattık kalktık bir iki sene de. Onların sevinçleriyle sevindik, üzüntüleriyle üzüldük, evlenmeleri ve hatta çocuk doğurmalarına kendimizin gibi sevindik (niyeyse?), ayrıldıklarında biz de onlarla karalar bağladık.


İşte tam bu fanus modeli yarışmaların tavan yaptığı yıllarda, televizyonlar yeni yarışma mecraları keşfetmekte gecikmiyordu. Fanus evlerde yaşayanların ne kadar yetenekli, ne kadar azimli ve hırslı olduğunu gören yarışmacılar, bu defa konsepti gene değiştirdiler ve Türk televizyonları 2003 yılında tüm dünyada American Idol olarak bilinen yetenek yarışmasını Türk Televizyonlarında “Popstar” adıyla vermeye başladı. Bu yarışma, müzikle uğraşmak isteyen "ünsüz" kişilerin şarkı söylerken hayatlarını da gözetlememizi sağlarken, onlara getirdikleri reyting kadar şöhret yolunun kapısını açıyordu. Her açıdan karlı bir anlaşma gibiydi. Yaışmacılar milyonlara seslerini duyuracak, onları getirdiği reytingler de jürinin ve kanal patronlarının cebini dolduracaktı. İlk Popstar tam bir fenomen oldu, yeniydi, ilginçti, yenilikçiydi ve sonrasında yolunu açtığı diğer müzik yarışmaları gibi müzikten çok hayata ve reytinge odaklanıyordu! Jüriler bilhassa birbiriyle ve yarışmacılarla çatışmak üzere seçilmiş ve reyting için aşk, ihanet, hırs, müzik hepsi iç içe yedirilmişti. Bu bol gözyaşı soslu ve acıklı öykü dolu yarışmalar birkaç sezon kendi kahramanlarını çıkardı ama sonuçta kazanan sadece adları daha da parlayan jüri üyeleri oldu. Yarışmacılar önceleri birkaç programda boy gösterdi, bazılarına albümler de yapıldı, ama sonrasında birçoğu kaderine terk edildi ve medyanın görünür yüzünden uzaklaştı.

İlk yarışma gerçekten özel sesler içeriyordu. Onlar ilkti ve bu yüzden çok sevildiler: Abidin, Firdevs, Aydan, Barış, Evren, Eser, Bayhan, Elena, Selçuk, Serkül, Alpay, Ceyda ve Müge ilk serinin yarışmacılarıydı ve hepsi olmasa da birçoğu gelecek vaat eden, gerçekten güzel seslerdi. Bu yarışma o açıdan çok özeldi. Katılanların birçoğu gerçekten iyiydi, ama bu yarışmalarda iyi olmak her zaman işe yaramıyordu işte. Bu yarışmacılar içine düştükleri kurtlar sofrasının vehametinden bihaber yarışmacılardı. Bu yarışma onlar için hem avantaj hem de dezavantaj oldu (Tabi ki bu benim, yazının genelinde olduğu gibi şahsi düşüncelerim).

Yarışmadan Abidin, Firdevs, Barış, Evren, Aydan, Bayhan, Eser, Selçuk ve Serkül albüm çıkarma şansına erişen yarışmacılar oldular. Ancak arkalarında ne vaat edilen destek, ne pr çalışması vardı, albümler raflarda bekledi durdu. Bu yarışmacılardan bir tek Abidin, Barış ve Aydan istikrarlı olarak sahnelere ve albüm çalışmalarına devam ediyor. Evren'in Bodrum'da sahne aldığını biliyorum.

Bütün bunları niye yazdım, çünkü bu yazımın konusu, o yarışmaların ilki olan ve bence en özeli olan ilk Popstar'ın hatır sayılır bir farkla birincisi olan Abidin Özşahin’in albümünü yazmak, ancak o kadar doluyum ki bu konuda bunlardan bahsetmeden o albümün değerini yeterince iyi ifade edemem diye düşünüyorum. Yazının devamında uzun girizgahımın nedenini anlayacağınızı umuyorum.
Abidin’in daha yarışmanın ilk başında bir havası vardı, ancak belki de tek dezavantajı Tarkan’a benzetilme konusu Abidin’in de yakasını bırakmadı ilk albümde. Özellikle E.S.’ye buradan selamlarımı yolluyorum Abidin’i kariyerini neredeyse başlamadan bitirecek bir projeye dönüştürme çabası için. Yarışma boyunca ailemizin şarkıcısı, abisi, kardeşi gibi bir imaj çizilen Abidin'e, yarışmanın son anında çakma bir aşk oyunu yapıştırıldı ve bütün imajı elbirliğiyle yerle bir edildi. Yarışma boyunca Abidin rock ağırlıklı şarkılar söyledi, ancak yarışmadan sonra çıkan albüm kapağından Abidin’in yarışmada çizdiği imajla uzaktan yakından alakası olmayan çok "pop" versiyonu bakıyordu. Abidin'den kötü bir Tarkan kopyası yaratılmaya çalışılmıştı. Bütün bunlar aslında dönen kirli oyunların ve reyting savaşının bir genç azimli müzisyenin hayallerinin üzerinden acımasızca geçen buldozeriydi. 

Aslına bakılırsa 2004 yılı çıkışlı Aşktan Yana albümündeki şarkıların söz-müzik yazarlarına baktığımızda başka biri söylese çok da şık bir albüm sayılabilirdi. Yıldız Tilbe, Fuat Güner, Aysel Gürel, Çelik ve tabi ki Ercan Saatçi gibi isimlerin şarkılarıyla kotarılan albüm, saf bir pop albümü olmuştu ve Abidin’i hiç mi hiç yansıtmıyordu. İlgi çekmedi mi? Tabi ki ilk çıktığında ilgi çekti. Yarışmanın ateşi geçmemişti ve arka arkaya çekilen kliplerle biraz gazlanarak birkaç ay konuşulmuştu. Boşuna, Zır Zır, İki Satır, Penceremde Yağmurlar şarkıları kliplendikten sonra, tabiri caizse Abidin ortadan kayboldu! O albümde yansıtılan Abidin sahici değildi, prodüktörlerin ve E.S’nin projesiydi sadece.

“Duy Beni” diyen “gerçek” Abidin’i "duymak” içinse 9 sene beklememiz gerekecekti!








Yazısı devam edecek…

1 yorum:

ebru akgün dedi ki...

Okadar insanin umutlariyla belkide son hayat sanslariyla oynadilar.popstar yarismasinin ilki cok ozeldi.butun yarismacilar birbirinden harikaydi.yazik oldu genclere onlar boyle biranda yukselip silinmeyi haketmemislerdi.kisacasi medyanin oyunlarina esir düştükleriyle kaldilar.he kazanan juri oldu namlari şöhretleri arttı cepleri bol bol doldu taştı..