Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

15 Şubat 2015 Pazar

GİTTİM, GÖRDÜM, İZLEDİM - TOLGA AKYILDIZ'LA %100 AÇIK SAHNE

TOLGA AKYILDIZ’LA %100 AÇIK SAHNE

Müziğin en kalburüstü isimleri 23 Ocak gecesi Garajistanbul'da bir araya geldi.

Tolga Akyıldız müzik dünyasının gerek yazılarıyla gerekse organizasyonlarıyla en başta gelen ve müziğe gerçekten emek veren isimlerin başında geliyor. Geçen ay 5. defa düzenlenen ve bu yazının konusu olan Açık Sahne fikri müzik dünyasında isim yapmış gruplarla yeni isimleri buluşturan bir platform olması açısından müzik adına yapılmış en güzel işlerden biri. Bu platformda seslerini duyurmak isteyen yeni ve “iyi” sesler/gruplar, sahnenin en kalburüstü isimleriyle bir arada geliyor ve benim gibi müzikseverler için de yeni sesleri ve solukları tanımak için mükemmel bir fırsat sunuyor. Bu platform bilhassa yeni sesler için bir test yeri, zira mesela katılan “tanınmış” sanatçılardan Model’i izlemeye gelen bir müziksever, henüz müzik dünyasında yeni yeni varlık göstermeye çalışan bir başka ismi keşfedip hayranı olabiliyor. Bu açıdan da çok önemsiyorum. Tabi ki samimiyet açısından da sanatçılarla seyircisi arasında –konserlerden hariç- teklifsiz ve samimi bir ortam da olması da cabası. Bu açıdan Tolga Akyıldız’a çok şey borçlu hem sanatçılar hem de biz müzikseverler…
Gecenin mimarı ve sunucusu Tolga Akyıldız ile Hazal Kazancı
Bu girizgahı yazdıktan sonra, gelelim 23 Ocak’ta Garajistanbul’da yapılan Açık Sahne’den izlenimlerime… Mekanla başlarsak, Garaj İstanbul konser etkinlikleri için son zamanlarda en yükselişe geçen mekanlardan oldu. Daha önceki Açık Sahne de burada yapılmıştı. Ulaşımı kolay ve ortamı da güzel bir mekan. Ses düzeni de fena sayılmaz.
Gecenin ilk konuğu benim de yakından tanıyıp sevdiğim 4 x 4 grubu oldu. 2007’de Hayır, 2011 yılında Evet :) albümlerini yapan, bu süreye birçok dizi müziği ve beste sığdıran 4 x 4 rockseverlerin yakından takip ettiği bir grup. Gecede Zincir ve Arada Bir şarkılarıyla yer alan Deniz Tuzcuoğlu liderliğindeki 4 x 4 dinamik şarkılarıyla geceye müthiş bir enerjiyle başlattı. Düzenli konserlerine gidenler bilir Deniz’in seyirciyle de teması da iyidir, seslenir , konuşur, moda sokar. Bu gece için de çok güzel bir başlangıç yaptı.


Arkasından çıkan Motto’yu ilk kez dinledim, gerçi müzik piyasası içinde bilinirliği olan bir grupmuş ama dedim ya bu gece bilmediğim grupları da keşfetme gecesi. Motto da iki şarkı söyledi gecede. Seyircilerle diyalogu iyi olsa da, ilk şarkıda giremedim duyguya (öyle ki adını bile hatırlamıyorum şarkının) ama “Beni Yormasan” adlı şarkıları dikkatimi çekti. Genel olarak bana hitap etmese de seyircileri coşturmayı bildiler, en azından şarkıları bilip söyleyenler olduğunu duydum. Websitesini de vereyim: MOTTO GRUBU INTERNET SİTESİ

Son yılların en dikkat çekici isimlerinden biri Aydilge bir sonraki konuktu. Aydilge yazdığı özgün şarkı sözleri ve müzikleriyle her geçen gün daha yükselen isimlerden biri, ayrıca güler yüzü ve sempatikliğiyle de kendini izletiyor. Programda Haberin Yok ve Aşk Paylaşılmaz şarkılarını seslendiren Aydilge’de ne yazık ki mikrofonun azizliği midir tek bir şey duyulmadı, ses gelmedi. sahnenin en önündeydim üstelik ama hiçbir şey duyamadım maalesef.


Aydilge’nin ardından Peyk sahne aldı. 2007’de Sulu Şaka, 2011’de İçimdeki İz albümleri ile müzik dünyasında yer alan grup, performanslarıyla geniş bir kitlenin tanıdığı gruplardan oldu. İlgi çekici şarkı adları ve sözleriyle de dikkat çeken Peyk, konserde Gamsız Öküz ve sansüre uğradığını söyledikleri Piç şarkılarıyla gecenin en dinamik gruplarından oldu. Müziğinde Blues tınıları olan Peyk’in İnternet sitesi: PEYK GRUBU INTERNET SİTESİ

Peyk’ten sonra gecenin benim de heyecanla beklediğim grubu Model sahne aldı. Model’i 20002li yıllarda almaya değer gördüğüm ve her albümle bir öncekinden daha ileriye giden bir grup. 2000’li yılların müzik bataklığında parlayan bir mücevher olarak değerlendiriyorum. Müzik gibi müzik, performans gibi performans gibi performans yapıyorlar, babalar gibi söylüyorlar, hem sahneleri iyi, hem seyirciyle iletişimleri. Performansları sonrası Fatma Turgutla ayak üstü sohbet ettiğimde edindiğim izlenimin aksine bir de sıcaklıklarını görünce de neden bu kadar candan sevildiklerini anladım. Gecede Model, Değmesin Ellerimiz ve Ağlamam Zaman Aldı şarkılarını söyledi ve Fatma Turgut’un ‘biraz rahatsız olduğum için sesim çıkmıyor’ demesine rağmen, enfes bir performans sundular. Fatma Turgut gecede bir kez daha sahne aldı.


Gecenin bir diğer sağlam gruplarından biri Yüksek Sadakat’ti. Solistleri Sami Cingi ile iyi bir kimya tutturan Yüksek Sadakat Fener ve Haydi Gel İçelim ile Model’in yaktığı ateşi alev topuna çevirdi. Adamlar ses, yorum, performansın yanı sıra sahneyi kullanmayı ve seyirciyi ele almayı biliyor, coşturmayı biliyor, zaten kendilerini kanıtlamış grup hakkında fazla söze de gerek yok.


Yüksek Sadakat’ten sonra biraz caz sularına dalıyoruz Sevinç Yurdem ile. Daha önce adını duymadığıma çok hayıflandığım ama gene de kazancım olan bir isim oldu Sevinç Yurdem. Ses tarif edilebilseydi keşke, çünkü öyle bir ses rengi var ki, karakterli ve mesela radyoda çıksa ayırt edilebilecek seslerden. Türkçe ve yabancı caz ve blues şarkılar seslendiren Yurdem'in sesinin özgün ve hoş bir rengi var. Güçlü de aynı zamanda. Bunun yanı sıra sahnedeki hakimiyeti müthişti. Videosunu izlerken daha fazla takip etmeli ve ilk fırsatta canlı performansını izlemeliyim dedim.

Gecenin tatlı sunucusu Hazal Kazancı da bir sürpriz yaparak geceyi performanslarıyla şenlendirdi. Tolga Akyıldız’ın kitabının adından etkilenerek bestelenen “Özür Dilerim Çok Sevdim” şarkısını seslendiren Kazancı’nın naif yorumu Nil’in ilk zamanlarındaki o güzel tınıyı hissettirdi. Şarkı konusunda ise “özür dilemiycem, çok sevdim!”. Albümde olsa tekrara alabileceğim bir şarkı olurdu bu. Ses tonu yormayan, yorumu yormayan, sahnesi yormayan Hazal Kazancı sunuculuğun yanı sıra müzikal kimliğini son derece şık ve nefis bir biçimde gösterdi. Kazancı ikinci şarkı olarak Bozcaada’ya götürdü bizi. Tam benim sevdiğim tarzda şarkılar, yormayan, sakin, rahat dinlenen ve en önemlisi akılda kalan, bununla birlikte özgün... 10 numara 5 yıldız!


Geçtiğimiz aylarda üçüncü albümünü çıkaran Can Bonomo artık sahnenin gedikli isimlerinden biri. Her albümde bir öncekinden daha ileri ve coşkun şarkılar bulma konusunda başarılı olan Can Bonomo sahne enerjisiyle de çok eğlendirdi. Tastamam ve Bahr-i Hazer şarkılarını seslendiren Bonomo, nev-i şahsına münhasır şarkı sözleri ve temposuyla beklediğimin üstünde eğlendirdi. İlk kez izledim ve tam anlamıyla Bonomo müziğini ilk kez yakından dinledim. Çok başarılı. Fatma Turgut Can Bonomo sahnesine konuk olarak gelerek beraber bir şarkı seslendirdi. Tek eleştirim ses düzeni mi yoksa yorum mu bilmem ama bazen bazı kelimeler anlaşılmadı höröreolp filan diye gitti. Ben de açıkçası İnternetten anahtar kelime vasıtasıyla buldum şarkı adlarını.


Can Bonomo’nun ardından sahneyi daha önce ismini duymadığım Sapan grubu aldı. Yağmur ve Flowers şarkılarını seslendiren grup indie-rock türü müzik yapıyor. Soundu Mor ve Ötesi’nin ilk dönemlerini tınlamakla birlikte özgün bir yapıları var. Sahne performansını ilk kez izledim, ancak net üzerinden dinlediğim etkiyi alamadım. Tabi yorgunluk da olabilir nedeni. Ancak bu Yağmur’un sağlam bir şarkı olmasını değiştirmiyor. Konser grubu olarak baya bir popülariteleri varmış. İnternet sitesi: SAPAN GRUBU INTERNET SİTESİ

Sapan’ın ardından on parmağında on marifet müzisyen Dolunay Obruk sahne aldı. Takip edenler biliyor, Nardissjazz gibi mekanlarda sahne alan Dolunay müthiş caz performansları yapıyor ve ustaca kullandığı beden dili ve mimikleriyle de size sahnede bir caz şov yaşatıyor. Bu program için pop tarzında İstanbul Kafası ve tango tarzında Aşık Olmak İstemem şarkılarıyla katkıda bulunan Dolunay’ın aralıklı olarak teklilerinden sonra 2014 yılında bir de albümü çıktı. O tüllü şapkası da sahnedeki albeniyi tamamlayan bir aksesuar olarak dikkatimi çekti. İşte burada daha önceki performanslarından biri: Aşık Olmak İstemem (canlı) 2013  İnternet sitesi: DOLUNAY OBRUK INTERNET SİTESİ


Dolunay’dan sonra kendimizi Esin İris’in oynak namelerine bırakıyoruz ve “Bu gece kalbimizi Esin İris’e emanet” ediyoruz. Esin’in konserini daha önce yazmıştım, Esin sahnede hem coşar hem coşturur. Hep gülen ve grup üyelerinin yanı sıra seyirciyle de temasta olan Esin’in şarkıları da kulağa dolar ve hemen eşlik ederken bulursunuz kendinizi. Bu gece de “Bu Gece” ve “Özledim” şarkılarıyla sahnedeydi. Esin’i izlemek her zaman çok keyiflidir. Gitmenizi tavsiye ederim.


Gece bitmeye yaklaşırken, sahneye daha önce ismini duymadığım ama dinleyince çok sevdiğim, ilginç şarkı adlarıyla dikkat çeken Kalben çıktı sahneye elinde gitarıyla. “Bir Şey Var Aramızda” ve ismiyle dikkat çeken Mitoz Bölünme ile aşk şarkılarına farklı bir soluk getirdi. Naif ama güçlü soundu ile birlikte elinde gitarıyla hepimizi nefessiz izletti. Elinde gitarıyla şarkı söyleyen adın vokaller bir adım önde olur benim için. Diğer şarkıları için: KALBEN SAĞDIÇ ŞARKILARI


Gecenin son performansı daha önceki Açık Sahnelerden bazılarında da sahne alan blues sanatçısı Can Gox’tu. Gece sona ererken kalan az sayıda izleyiciye 6 şarkılık bir mini konser verdi. Öncelikle türkülere ve ustalara vefası ve saygısıyla ayrı bir hayranlık uyandıran Can Gox Neşet Ertaş türküsü Neredesin Sen ile Neşet Ertaş’a selamlarını sallarken, oradan Wrong Side of the Road ve My Woman ile Kaybedenler Kulübüne uğradık, Give My Heart ve Roadhouse Blues ile blues sularında gezindik ve en son Haydar Haydar ile geceyi hüzne meze yaptık (teşbihe gel) ve gece sona ererken bizler poptan rock’a, blues’dan indie’ye, tango’dan caz’a bir dolu değişik müzik türüne uğrayarak adeta bir müzik müzesi gezdik. Bu bile müzikseverler için çok kıymetli… Tolga abi yeniden emeğine ve katılan sanatçıların da seslerine, nefeslerine, parmaklarına sağlık…


Bu &100 Açık Sahne geceleri yine yeni sürprizlerle yapılmaya devam edecek, siz de hayattan güzel melodiler çalmak için gelin, gece bittiğinde müziklere bakışınız değişecek. Burda güzel müzik var çünkü…

Geceyi siz de ucundan yakalamak isterseniz, işte geceden birkaç video:



video

Esin İris'in de doğumgünüydü o gün. :)




Hiç yorum yok: