Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

4 Ocak 2015 Pazar

TUNCA GECELERDE -3-

BİR DEVİN ALTIN YILI…

ALİ KOCATEPE – 50. SANAT YILI GECESİ
Benim için yılın en son ve en güzel etkinlik sürprizi, Ali Kocatepe’nin 50. Sanat Yılı gecesinde bulunmaktı. Bu gece aslında Ağustos’ta yapılan gecenin devamı gibiydi. Ağustos’taki geceye son anda gidememiştim. O yüzden bu gecede bulunmak benim için iki açıdan anlamlıydı. Birincisi Ali Kocatepe gibi şarkılarıyla hayatımın önemli zamanlarına yer etmiş bir üstadın şarkılarına bu gecede göz göze eşlik etmek, ikincisi hepsi müziğin kalbur üstü isimleri olan eski ve yeni jenerasyon sanatçıların Ali Kocatepe şarkılarını yorumlamalarına tanık olmaktı (ki bu isimlerden benim özellikle ilgimi çeken Yaşar’dı :)).

Gece sürpriz üstüne sürpriz performanslar gecesiydi. 50. Sanat Yılı’na layık olarak, 50 kişilik bir sanatçı ve sporcu kadrosu ordaydı. Bu sürprizlere geçmeden önce geceden notları paylaşmak istiyorum.
Gecenin konukları AYSUN KOCATEPE, BEDÜK, BOĞAZİÇİ CAZ KOROSU, BURCU GÜNEŞ, CANAN ANDERSON, CEMİL DEMİRBAKAN, İLKER ÖZDEMİR, NÜKHET DURU, PİNHANİ, YAŞAR’ın yanı sıra, çeşitli mesleklerden yolu Ali Kocatepe’nin yoluna değmiş dostlarından oluşan GÜZ 11 korosu ile yıllar sonra bir sürpriz olarak bir araya gelen futbol dünyasının efsane 11’i - KOCATEPE 11’i - Cüneyt, Semih, Tanju, Hakan Şükür, Saffet Sancaklı, Ali, Rüştü Rençber, Arif, Bülent, Lemi, onur konuğu ise yılların devrilmeyen çınarı Halit Kıvanç’tı. Bu kalabalık kadroyla geçen bir gecenin ne kadar coşkun olduğunu düşünebiliyor musunuz sayın blogdaşım?
                                                           GÜZZ 11 KOROSU... 
KOCATEPE 11'i

Gece Bedük’ün seslendirdiği ilk ve tek Ali Kocatepe Tangosu "Yarınlar Meçhul Bugün Var" ile başladı. Bedük elektro dans türünün yeni nesil en başarılı isimlerinden biri olarak kendi tarzı dışındaki bir şarkıdaki yorumuyla çok iyiydi. Bedük şarkıyı yorumlarken kendisine tango yaparak Arjantin'de dünya 3.sü olan Murat-Ece ikilisi eşlik etmesi gecenin en keyifli seyirliklerinden oldu.

Gecenin benim açımdan kazancı Burcu Güneş’in sahnesine tanık olmaktı. Şimdiye kadar hep mesafeli gelen Burcu Güneş’in sıcaklığının yanı sıra resmen albüm kaydı gibi mükemmel yorumu gecenin en aklımda kalan performanslarından oldu.
Canan Anderson, Selen Uçer, Feryal Öney, Burcu Güneş, Ali Kocatepe 
"Çocuklar Gibi" performansında 
Pinhani gecenin performans olarak en zayıf bulduğum grubu oldu. O sakin dingin yorumlu grup, aklımda onlardan çok güzel canlandırdığım “ALİ” şarkısında bitse de gitsek gibi harala gürele halde ve bir kıtayı da atlayarak söyledi ve bitirdi. Çok şaşırttı, keşke kendileri gibi söyleselerdi. Gerçi solisti “ben sahne insanı değilim, o yüzden çok heyecanlandım” diyerek durumu açıklayıp, “olur böyle şeyler” dedirterek gönlümüzü aldı.
Yaşar ise bence gecenin en parlayan yıldızıydı. İlker Özdemir, Burcu Güneş, Cemil Demirbakan ve Bedük ile Meskenim Dağlar ve Heyamola performanslarının yanı sıra, solo olarak seslendirdiği Al Gönlümü Diyar Diyar Sürükle’nin ardından, Canan Anderson’la seslendirdiği Özdemir Erdoğan klasiği Keman Öğretmeni ile nefesleri kesti… Sayın okuyucu, şimdiye kadar Yaşar’ın binlerce performansını izlemişimdir çeşitli saygı konserlerinde ama bu bambaşkaydı, şarkı Yaşar’la o kadar bütünleşmişti ki, o aşkı resmen yaşadı ve yaşattı. Performansının doruğunda ve fevkaladenin fevkinde bir yorumdu. bir Sevdiğim Şarkılar albümü daha olursa ve bu şarkı olmazsa çok ama çok yazık olur. Öyle bir yakıştı... Çoklu parçalarda performans göstermesinin yanı sıra Yaşar'a kemanı ile eşlik eden Canan Anderson ise zerafeti ve ağlattığı kemanı ile çok yetenekli ve uyumlu bir "keman öğrencisi"ni canlandırdı. Canan Anderson gerçekten sahnenin en zarif hanımlarındandı. Gecenin en konuşulan performansının iki kahramanından biri oldu. Hep takipteyim.
Gecenin assolisti ve yıldızı ise tartışmasız Nükhet Duru oldu. Nükhet Duru Ali Kocatepe’nin şarkılarına mükemmel bir vitrin ve Ali Kocatepe de her biri Nükhet Duru asaletine layık şarkılarıyla Nükhet Duru’nun kariyerinde bir sıçrama vesilesi olmuştu. Nükhet Duru Ali Kocatepe'nin 50. sanat yılı gecesinde, şarkı nasıl söylenir, sahne nasıl doldurulur, seyirci nasıl avucun içine alınır, insan nasıl bir salonu soluksuz kendine hayran bırakır dersi verdi... Şarkılar aralarına serpiştirdiği anekdotları da gecenin hoş ayrıntıları oldu, bir de güzel anlatıyor ki…
Gecede Masis Aram Gözbek’in yönetimindeki Boğaziçi Caz Korosunun sonunda “Çapul Musun” göndermesi ile bitirdikleri sürpriz Entarisi Ala Benziyor performansı ile birlikte Dostluğa Davet performansı büyüleyiciydi. Bu arada Masis Aram Gözbek bu gecenin de en temel taşlarından biri olarak bu yazıda bahsedilmeli. Daha sonra Topçular Korosunu da o yöneterek Kocatepe 11’i ile Hey Gidi Dünya Hey şarkısını seslendirdiler.
                                                      Boğaziçi Caz Korosu müthişti...
Yüksek Sadakat grubunun program afişinde adları varken olmamaları dikkatimi çekti, eski grup solisti Cemil Demirbakan'la alakası var mı diye düşünmeden edemedim açıkçası.

Cemil Demirbakan demişken, onun da canlı performansını Yüksek Sadakat zamanında izlemiştim ama solo olarak dinlediğimde bayıldığım performanslardan biri oldu. Özellikle Aysun Kocatepe ile seslendirdiği Küçük Bir Aşk Masalı’nda hiç zorlanmadan tizlere çıkması ile vokal performansının doruğunu gösterdi. Ali Kocatepe’nin müjdesi ise Aysun Kocatepe’nin yeni albümünde bu ikiliyi bu şarkıda dinleyecek olmamız. Çok başarılılardı.

Aysun Kocatepe’den de bahsetmek lazım. Gecenin ev sahiplerinden biri olarak zarifliği, şıklığı, sesi ve anılarıyla geceye hoş anlar kattı. Özellikle Ali Kocatepe ile ilk evlenme dönemlerine dair anlattığı komik ve tatlı anılarla ve Ali Kocatepe ile tatlı atışmaları ile gece sanki onların salonunda dostlarını ağırladığı bir samimiyet gecesine döndü. Bir performans için Eva Peron görünümüne bürünmesi de gecenin hoş bir detayıydı ve ben de ona katılıyorum: Aysun Kocatepe sarışın olmazmış. Gene Ali Kocatepe ile söylediği Kordon Boyu Faytonlar şarkısı ve karşılıklı oynamaları çok hoştu.


Gecenin sunucusu Burcu Karakuş’tan da bahsetmeli. Aynı zamanda gecenin mimarlarından da olan Burcu Karakuş, yer yer esprili ve sahne hakimiyetini bir an bırakmayan sunumuyla aklımda kaldı. Gecenin sorunsuz geçmesinde emeği büyük, zira resmiyet ve samimiyet dengesini iyi ve yerinde kurarak geceyi güzel bir anı olarak hatırlatan katkılarda bulundu.

Gecenin sonunda Ali Kocatepe ve Aysun Kocatepe’ye gidip Sabahattin Ali şarkıları CD’mi imzalatabilmek ayrı bir mutluluk oldu. Ben genelde imza işlerine girmeyi sevmem ama bu özel gecede Ali ve Aysun Kocatepe’den bir imzası kalsın istedim.
Halit Kıvanç’ı bundan yirmi otuz sene önceki dinamikliğiyle görmek beni ayrıca mutlu etti, adama zaman değmiyor resmen. Yanına gidip özçekim bile yapmayı kabul etti. Ona ne kadar özel ve kıymetli olduğunu söyleyebildim. Daha çok yaşa üstat, seni seviyoruz…

                                              Bir çınar... Halit Kıvanç... 80'lik delikanlı
Benim için önemli insanlardan Erkan Özerman’la da bir kare fotoğraf çektirmek önemliydi. Özerman bu işin duayen üstü duayeni olarak, bir gece önce ameliyat olduğu halde geceye katılarak gene zarafetini gösterdi. Ali Kocatepe ile ilgili anekdotları ve anlattıklarıyla herkesin yüzünü gülümsetti. Özellikle Ali Kocatepe'ye ilk ödülünü veren kişi olarak "Umut Veren Sanatçı" ödülünü sırf Ali Kocatepe'ye vermek için bulduğunu anlattığı anekdot çok güzeldi. O adam bir kitap, çok isterdim onunla bir vesileyle oturup konuşmayı ve anlatacaklarından feyz almayı.
                                                                  Erkan Özerman ile
Gecenin sahibi Ali Kocatepe ise şüphesiz gecenin en mutlu kişisiydi. Şarkılardan önce hepsinin yazılış hikayesini anlatması ve bazen piyano başına geçerek, bazen de sanatçı dostlarına eşlik ederek kendi şarkılarını adeta yeniden keşfediyor gibiydi.
Turhan Yükseler yönetimindeki dev orkestraya da büyük alkışlar göndermek gerek. Hepsi enstrümanlarının masterı olan Eylem Pelit ve Mert Türkmen gibi üstatların dahil olduğu sahne grubu müthişti.

Sahne dekoru ise enfesti, kocaman bir konağın salonu gibi dekore edilen sahne sanki bizi bir salonda Ali-Aysun Kocatepe çiftinin evine konuk olmuşuz gibi hissettirmekte çok başarılı oldu. Duvar kağıtları ve kitaplık temasının yanı sıra, sahnenin solunda Ali Kocatepe’nin çalışma odası gibi dekore edilmiş stand bu geceyi salt sahne performansından çıkarıp daha sıcak ve samimi bir atmosfer havası verdi.

                                           Bedük, İlker Özdemir, Burcu Güneş ve Yaşar
Kısacası seslere, yüreklere sağlık... İnsan boş yere büyük olmuyor, sonuna kadar emeklerle hak edilmiş bir geceydi. O gece büyük seslerin yorumları ve performanslarının yanı sıra Ali Kocatepe ve Aysun Kocatepe’nin zarafetleriyle, samimiyetleriyle, anılarıyla, anekdotlarıyla içimizi ısıttığı efsane gecelerden biri oldu. Şarkılar kadar onların bu güzel hayat ve sahne ortaklığına bir kez daha tanık olmak fevkaladenin fevkindeydi. İyi ki varlar, iyi ki varsınız...
                                                      Ali Kocatepe piyanonun başında...
Sanat ve sporla dolu dolu geçen 50. yıla böylesi şahane bir ortamda tanık olmak muhteşemdi, Ali ve Aysun Kocatepe çiftine daha nice 50 yıllar diliyorum, şarkılarınız daha uzun yıllar kulaklarımızda kalacak... Ne mutlu sizlerle... Mutluluktan yana payınızı aldığınız yıllar bunlar... Kutlu olsun.
Ali Kocatepe bu gecelerin devamının geleceğinin müjdesini verdi ve tekrar tekrar söylüyorum ki bu gece bir albüme dönüşmezse yazık üstüne yazık olur.




Bunlar geceden aklımda kalan notlardan ilk aklıma gelenler. Yazarken o geceyi tekrar tekrar yaşadım, tabi ki geceyi izledikçe daha birçok güzellik daha olduğunu göreceksiniz. Benim kelimelerim yaşadığım mutluluğu ve keyfi naçizane kelimelerle ifade etmekti. Hepinize şimdiden iyi yıllar ve keyifli, sağlıklı, müzikli anlar diliyorum... 

Burada gecenin eşsiz performanslarından bazılarını izleyebilirsiniz...





5 yorum:

Ali Kocatepe dedi ki...

Sevgili Tunca konserdeki duygularını büyük bir samimiyet ve içtenlikle anlatmışsın. İyi ki senin gibi müzikseverler var. Diğer etkinliklerimizde de seni görmek isterim. Teşekkürler, iyi seneler...
Not: Yüksek Sadakat son anda önemli bir mazereti nedeniyle konserimize katılamadı.
ALİ KOCATEPE

Tunca Tutkun dedi ki...

Sayın Ali bey, sizin gibi üstat müzisyenler yolumu aydınlatan müzisyenler ve ben kendimi şanslı addediyorum sizlerle aynı dönemde yaşayabildiğim ve bu duyguları paylaşabildiğim için, hep takipteyim ve sizi izlemeye ve dinlemeye devam edeceğim. elim yazdığınca, dilim döndüğünce yazacağım. Güzel sözleriniz içimi mutlu etti... Var olun...

Banu Karakus dedi ki...

Sevgili Tunca Tutkun,
Her ne kadar ismimi yanlış hatırlasanız da;)hakkımda yazdığınız incelikli düşünceleriniz için ,kalpten teşekkürler!..
Söz ve Müzik Üstadı Ali Abi'mizin nice özel konserlerinde daima yanımızda görebilmek dileğiyle...
Banu Karakuş

Tunca Tutkun dedi ki...

İlk yazıp yayınladığımda fark edip hemen düzelttim, çok özür dilerim, her ne kadar çok özensem de arada bazen gözümden kaçan şeyler olabiliyor. İnce mesajınız içinse çok çok teşekkür ederim. Ali beyin olduğu gecelerde görüşmek üzere...

Banu Karakus dedi ki...

Rica ederim:))
Nice güzel Konserlerde beraber olmak ve satırlarınızda hoş bir Hatıra olarak kalabilmek dleğiyle...
BK.